ANKARA (AA) - Türkiye Bilişim Derneğince (TBD) düzenlenen 42. Ulusal Bilişim Kurultayı, 'Dijital Dönüşüm Sonrası: Sürdürülebilirlik, Dijital Egemenlik' temasıyla gerçekleştirildi.

TBD Genel Başkanı Kenan Nurhan Altınsaat, bir otelde organize edilen kurultaydaki konuşmasında, Dernek olarak Türkiye'de 55 yıldır, bilgisayar ve bilişim teknik bilimini kullanarak ülkenin gelişimine katkı sunmak, bilgi ve bilgiye dayalı bir toplum yapısını oluşturmak amacıyla çalıştıklarını söyledi.

Altınsaat, bilişim kurultayının, 42 yıldır, bilişim sektörü için bir yol gösterici rolü olduğunu, TBD'nin ve sektörün bir yıllık çalışmalarının bu organizasyonlarda ele alındığını dile getirdi.

Dilin egemenliğin en önemli sembolü olduğuna dikkati çeken Altınsaat, bilişim terimlerinin Türkçeleştirilmesi çalışmalarına devam ettiklerini, Türkçeleştirdikleri terim sayısının 27 bini aştığını belirtti.

Altınsaat, kurultay kapsamında bu yıl 15 ildeki 28 üniversiteden yaklaşık 190 genci misafir ettiklerini bildirerek, bu kişilerin birbirleri, sektör temsilcileri ve bilişim ekosistemiyle buluşmalarına, ufuklarının genişlemesine katkı sağlamak istediklerini ifade etti.

Altınsaat, gençlere yönelik, 'Hangi disiplinden olursanız olun, bilişimi yakından takip etmelisiniz, bilişimde tüketici değil üretici olmanın yollarını bulmalısınız. Yurt dışını takip etmeli, kendinizi geliştirecek tüm fırsatları kullanmalı, gidip yerinde bu fırsatları denemeli ama nihai olarak bildiklerinizi, öğrendiklerinizi bu ülke için kullanmalısınız.' dedi.

- 'Haberleşme teknolojilerinde sürdürülebilir başarı güçlü ekosistemle mümkün'

ULAK Haberleşme AŞ Genel Müdürü Ruşen Kömürcü de dijital dönüşümün, kamu hizmetlerinden sanayiye, sağlıktan eğitime, güvenlikten uluslararası ilişkilere kadar tüm alanlarda belirleyici bir yapı haline geldiğini söyledi.

Kömürcü, yapay zekanın stratejik bir güç unsuruna dönüştüğü, verinin ekonomik ve siyasi değeriyle küresel rekabetin merkezine yerleştiği, siber güvenliğin ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak ele alındığı bu yeni aşamada, teknolojinin yalnızca bir araç değil, kalkınmanın, refahın ve egemenliğin temel bileşeni haline geldiğine dikkati çekti.

Dijital egemenlik kavramına da değinen Kömürcü, bunun yalnızca teknolojiyi kullanabilme kabiliyetiyle sınırlı olmadığını, kritik altyapıların kim tarafından geliştirildiği, verinin nerede üretildiği ve işlendiği, sistemlerin ne ölçüde güvenli ve sürdürülebilir olduğu ve bu yapıların ulusal çıkarlar doğrultusunda nasıl yönetildiğiyle de doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.

Bu kapsamda haberleşme altyapılarının en temel ve stratejik bileşenlerden olduğunu anlatan Kömürcü, 'Güçlü, güvenli ve kesintisiz haberleşme altyapıları olmadan, dijital devlet, dijital ekonomi ve dijital toplumdan söz etmek mümkün değildir. Haberleşme teknolojileri gibi yüksek katma değerli ve çok boyutlu bir alanda sürdürülebilir başarı, tekil yapılarla değil, güçlü ve uyumlu bir ekosistemle mümkündür.' diye konuştu.

Kömürcü, dijital dönüşüm sonrası dönemin bir diğer kritik başlığının da 'sürdürülebilirlik' olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

'Sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel boyutuyla değil, ekonomik, teknolojik ve kurumsal süreklilik açısından da ele alınmalıdır. Geliştirilen sistemlerin uzun vadede ayakta kalabilmesi, güncellenebilir olması, yerli insan kaynağıyla desteklenmesi ve dışa bağımlılık oluşturmaması dijital altyapıların sürdürülebilirliğinin temel unsurlarıdır. Bu yaklaşım, aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını da beraberinde getiriyor. Özellikle verinin nerelerde depolandığı, nasıl paylaşıldığı ve nasıl korunduğu konuları, ülkemizin kalkınması, toplumsal refahın artırılması, rekabet gücünün yükseltilmesi ve ulusal güvenliğin güçlendirilmesi için hayati öneme sahip.'

Konuşmaların ardından kurultay, çeşitli konularda yapılan sunumlar ve girişimcilerin kariyer hikayelerinin anlatımıyla devam etti.

Kaynak: AA