İSTANBUL (AA) - MEHMET KARA - Türkiye'de geçirdiği trafik kazası nedeniyle engelli kalan, sonrasında evlenip İstanbul'a yerleşen Azerbaycanlı Nail Aliyev, oğluyla kurduğu bağ sayesinde hayata daha çok tutundu.

Eğitimi için 2008 yılında Türkiye'ye gelen 35 yaşındaki Aliyev, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde öğrenim gördüğü sırada geçirdiği trafik kazası nedeniyle tekerlekli sandalyeyle yaşamaya başladı.

Kazanın ardından Bakü'de uzun bir tedavi süreci geçiren Aliyev, bu dönemde Türk eşiyle tanıştı, ardından eğitimini tamamlayıp, evlenip İstanbul'a yerleşme kararı aldı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından eşiyle birlikte evlat edinmek için yaptıkları başvuru 'engelli olduğu' gerekçesiyle kabul edilmeyen Aliyev, baba olma hayalinden vazgeçmedi.

Bu sürecin ardından Aliyev'in hayatında yeni bir sayfa açıldı, yaşadığı zorluklar, baba olmasıyla birlikte yerini sevince bıraktı.

Aliyev için 19 aylık oğlu Ozan ile geçirdiği her gün yalnızca bir babalık deneyimi değil, aynı zamanda hayata yeniden bağlanmanın yolu oldu. Paylaştığı bu sevgi dolu anlar ise kısa sürede sosyal medyada geniş kitlelere ulaştı.

Nail Aliyev, baba-oğul arasındaki bağı yansıtan paylaşımlarıyla milyonlarca insanın kalbine dokunuyor.

- 'Hayatım boyunca baba olma hayali kurdum'

Aliyev, yaşadığı zorlu süreci, baba olduktan sonra hayatında açılan yeni sayfayı ve paylaşımlarına gelen yoğun ilgiyi AA muhabirine anlattı.

Geçirdiği trafik kazasıyla, harika giden yaşamının bir dakikada altüst olduğunu belirten Aliyev, bir dönem hayata küsse de vazgeçmediğini söyledi.

Tedavi sürecinin bir bölümünü Bakü'de geçirdiğini, üniversite eğitimi alan eşiyle orada tanıştığını anlatan Aliyev, eğitimini tamamlamak için geri geldiğini ve bu süreçte evlenip İstanbul'a yerleştiklerini ifade etti.

Aliyev, hayatı boyunca baba olma hayali kurduğunu belirterek, şöyle konuştu:

'Ozan olmadan önce Hatay depremi olmuştu. Biz de eşimle evlat edinmek istedik. Evlat edinme kurumuna gittik, başvuru yaptık. Bir sürü görüşmeler oldu. Sonuçta engelli birisine evlatlık verilemeyeceğini söylediler. Tabii bir bildikleri vardır ama biz o zaman çok üzülmüştük. Sonradan oğlumuz doğdu. Onunla birlikte ben de büyüyorum. İnşallah oğlum hayatının her anında mutlu olur ve o çocuklar da en az benim oğlum kadar mutlu olur.'

Aliyev, babalığın hem zor hem güzel olduğunu, oğlu Ozan ile adeta yeniden doğup birlikte büyüdüğünü söyledi.

Babalık rolünü en iyi şekilde yapmaya çalıştığını vurgulayan Aliyev, 'Allah hepimize bu hayatta bir görev veriyor, bir rol veriyor. Ben de engelli bir babayı oynuyorum bu hayatta. Şu anda 19 aylık. Tabii çok hareketli benim aksime. Ben ne kadar hareketsizsem o kadar hareketli ama bir şekilde yetişmeye çalışıyorum. Baba-oğul veya baba-kız olmak fark etmeksizin baba olmak harika bir duygu.' dedi.

- 'Ozan ile rutin bir günümü paylaşıyorum'

Aliyev, eşi çalıştığı için oğlunun tüm ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını, bu zorlu süreci sosyal medyada paylaşmaya karar verdiğini dile getirdi.

İnsanların olumlu tepki ve desteklerinin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Aliyev, şunları kaydetti:

'Belki de birçok insanın yaşamak istemeyeceği bir hayatı çekip paylaşıyorum. Bu insanları mutlu ediyor. Ozan ile birlikte rutin bir günümü paylaşıyorum. Kahvaltımızı yapıp, parka çıkıyoruz. Sonra eve gidiyoruz. Yemeğimizi yiyoruz. Uyuyoruz, uyanıyoruz, top oynuyoruz, evde, dışarıda. Bu şekilde devam ediyoruz hayata. Pozitif olmaya çalışıyorum çünkü ben bir acı yaşadım evet ama yeterince yaşadığımı düşünüyorum. Bir yerden sonra bitmesi lazım.'

Sosyal medya üzerinden gelen tepkileri anlatan Aliyev, 'İnsanlar çok gülüyor, çok eğleniyor, çok mutlu oluyor. Yorumları okurken bazen gülüyorum, bazen duygulanıyorum, bazen yanaklarım kızarıyor. Pozitifliğimle ve mutluluğumla insanları da mutlu edebildiğimi düşünüyorum. Engelliler de bana mesaj atıp, 'Biz de eğlenebileceğimizi fark ettik.' diyorlar. Bunları okurken ben de çok mutlu oluyorum. İçim kıpır kıpır oluyor. İyi ki de paylaşmışım diyorum.' ifadelerini kullandı.

- 'Hayattan keyif almaya çalışan ve bunun için mücadele eden birisiyim'

Aliyev, anne-çocuk ilişkisine dair çok şey bilindiğini ve paylaşıldığına ancak baba-çocuk ilişkisinin toplumlarda daha az görünür olduğuna dikkati çekti.

Baba olmanın hem mutluluğunu hem sorumluluklarını anlatmaya çalıştığını söyleyen Aliyev, şöyle devam etti:

'Bir insanın nasıl bir çocukluk geçirdiği, aile içinde eşiyle olan iletişimi ve tabularını yıkıp yıkamayacağı, bir insanın nasıl bir baba olabileceğini gösteriyor bence. Ben bunları yapabildiğimi kısmen düşünüyorum. Yani fiziksel olarak yetişebilir mi engelli bir baba çocuğuna? Yani önemli olan duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilmem ve bu da ilerleyen zamanlarda belli olacak diye düşünüyorum.'

Aliyev, iyi bir baba olmak için elinden geleni yapacağını vurgulayarak, 'Oğlum beni öperek uyandırıyor. Güne böyle başlamanın mutluluğunu nasıl tarif edebilirim? Sonuç olarak kendimi çok kısa ve bir cümleyle özetlemem gerekirse, her şeye ve bütün olumsuzluklara rağmen hayattan keyif almaya çalışan ve bunun için mücadele eden birisiyim.' diye konuştu.

Kaynak: AA