ANKARA (AA) - Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) tarafından hazırlanan araştırmada kadın kamu görevlilerinin, doğum ve süt izni sürelerinin uzatılmasını, tam istihdam ve güvenceli esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini ve haftalık çalışma süresinin 32 saate düşürülmesini talep ettiği belirlendi.
Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu ile Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi işbirliğinde yürütülen 'Türkiye'de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri Saha Araştırması-1: Doğum İzni ve Esnek Çalışma Modelleri' başlıklı araştırma sonuçlandı.
Çalışma hayatındaki zorlukların nüfus artış hızındaki düşüşe etkisini ortaya koymak ve alınması gereken önlemleri tespit etmek amacıyla yapılan araştırmanın sonuçları, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın tarafından açıklandı.
Aydın, sendika genel merkezinde yaptığı açıklamada, araştırmayı kadınların doğumu neden ertelediği ve anneliği neden tercih etmediği sorularına yanıt bulmak için gerçekleştirdiklerini söyledi.
Türkiye'de doğurganlık oranlarının düştüğünü ve genç nüfusun giderek azaldığını belirten Aydın, bu tablonun yalnızca demografik bir veri olarak değil, çalışma hayatıyla doğrudan ilişkili bir sonuç olarak okunması gerektiğini dile getirdi.
Çalışma hayatında özellikle sağlık ve eğitim alanlarında kadın istihdam oranının yüzde 60'ı geçtiğine dikkati çeken Aydın, kadınların çalışma hayatında kalabilmek için kimi zaman anneliği ertelemek ya da vazgeçmek zorunda kaldığını vurguladı.
Aydın, bunun bir tercih değil, çoğunlukla zorunluluğa dönüştüğünü ifade etti.
- Doğum izni uzatılmalı
2025'te 'Aile Yılı' kapsamında doğum hızını ve oranlarını artırmaya yönelik düzenlemelerin hayata geçirildiğini hatırlatan Aydın, bu adımların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Eğitim çalışanlarının katıldığı araştırmanın kadınların yaşadığı sorunların bireysel değil, yapısal olduğunu açıkça ortaya koyduğunu aktaran Aydın, 'Araştırmaya katılan kadınların yüzde 97'si mevcut doğum izni süresini yetersiz bulmaktadır. Sahadaki kadınlar açıkça 'Anne olmak istiyorum ama çalışma hayatı buna izin vermiyor.' diyor.' ifadelerini kullandı.
Araştırma sonuçlarının mevcut doğum izni politikasının sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini gösterdiğini vurgulayan Aydın, katılımcıların yüzde 90'ının doğum izninin doğumdan önce 8, doğumdan sonra 52 hafta olmak üzere toplam 60 haftaya çıkarılmasını talep ettiğini bildirdi.
Aydın, mevcut doğum izni sürelerinin kadınların doğum sonrası fiziksel iyileşmesini, bebeğin gelişimini ve annenin psikolojik uyum sürecini karşılamaktan uzak olduğunu belirtti.
- 'Haftalık 4 gün çalışma modeli uygulanmalı'
Kadın kamu görevlilerinin doğum sonrası gelir-gider sorununu azaltacak, 'anne olmak mali kayıp' kaygısını ortadan kaldıracak ve nüfus artışını destekleyen düzenlemelere ihtiyaç olduğunu anlatan Aydın, 'Doğum sonrası analık izin süresinin 16 haftadan 60 haftaya yükseltilmesi, sorumluluğun yarısını paylaşan babaların babalık izin süresinin de artırılması gerekmektedir.' dedi.
Aydın, araştırmaya göre katılımcıların yüzde 92'sinin yarı zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96'sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Kadınlar, güçlü bir mutabakat olarak esnek çalışma istiyor ama hak kaybına uğramadan güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, gelir kaybı yaşamadan, emeklilik hakkı zedelenmeden, kariyerinden geri düşmeden. Dünyada birçok ülke tarafından uygulanan haftalık 4 gün çalışma modeli, ülkemizde de başta kadın kamu görevlilerinde uygulanmalı, özel sektörü teşvik edecek iyileştirmeler yapılmalı, çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmeli, kadın kamu görevlileri için haftalık çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir.'
Aydın, analık haklarının nüfus politikalarından istihdama kadar birçok alanı doğrudan ilgilendiren stratejik bir politika alanı olduğunun altını çizdi.
- 'Güvenceli esnek çalışma modelleri geliştirilmelidir'
Çalışma hayatı aile hayatıyla uyumlu hale getirilmeden doğum oranlarındaki düşüşü tersine çevirmenin mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulunan Aydın, 'Doğum izni süreleri uzatılmalı, süt izni uzatılmalı, işe dönüş süreçleri desteklenmeli ve güvenceli esnek çalışma modelleri geliştirilmelidir.' diye konuştu.
Aydın, kadınların hem çalışmak hem anne olmak istediğini, ikisi arasında tercih yapmak zorunda kalmak istemediğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
'Bu araştırma, sahadan yükselen güçlü bir uyarıdır. Doğum izni süreleri uzatılmadan, işe dönüş süreçleri desteklenmeden, annelik sürecini merkeze alan bütüncül düzenlemeler hayata geçirilmeden nüfus politikalarında kalıcı bir başarı sağlamak mümkün değildir.'