Nevsehir

Eski halı ve kilimleri onaran Süleyman usta, geri dönüşüme katkı sağlayıp kültürü yaşatıyor

- Nevşehir'in Göreme beldesinde yaşayan Süleyman Akbaş, 38 yıldır eski dokuma halı ve kilimleri kök boyalı iplerle orijinaline uygun yeniliyor - 50 yaşındaki Akbaş: - 'Doktor gibi bu işin ameliyatını yapıyorum. Estetik ve kültürel olarak bunları tekrar kazandırmaya çalışıyoruz'

NEVŞEHİR (AA) - BEHÇET ALKAN - Nevşehir'in Göreme beldesinde yaşayan 50 yaşındaki Süleyman Akbaş, eski dokuma halı ve kilimleri kök boyalı iplerle onararak kültüre ve geri dönüşüme katkı sunuyor.

Aksaray'ın Sultanhanı ilçesinde 38 yıl önce halı ve kilim tamir atölyesinde işe başlayan Akbaş, bir süre İstanbul ve Azerbaycan'da sürdürdüğü mesleğini Kapadokya'ya taşıdı.

Gaferli Mahallesi'ndeki iş yerinde 2010'dan beri halı ve kilimlerin önce motiflerini inceleyen Akbaş, daha sonra iğne ve iplikle onarımını yapıyor.

Onarımda, yıllar içinde bir kenara biriktirdiği tamiratı mümkün olmayan eski halı ve kilimlerden elde ettiği ipleri kullanan Akbaş'a, 'Kehribar' ve 'Sarı' isimli 2 kedi de eşlik ediyor.

Süleyman Akbaş, AA muhabirine, halı ve kilim tamiratının meslekten öte sanatsal bir çalışma olduğunu söyledi.

Tamiratını yaptığı halı ve kilimlerin birçoğunun asırlık ürünler olduğunu belirten Akbaş, sanatını ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü dile getirdi.

- 'Tamiratı dokumadan daha zor'

Atölyesine Anadolu'nun farklı yörelerinde el emeğiyle dokunmuş halıların getirildiğini, yıpranmış motiflere yeniden emek vermenin farklı bir keyif olduğunu anlatan Akbaş, şöyle konuştu:

'Bu işe ilkokuldan sonra başladım. Zamanla işimizi öğrendik, geliştirdik. Her halının kendine göre tekniği, dokuması, tamiri var, bunları öğrendik. Bu işi severek 38 yıldır yapıyorum. Oteller ve evlerde kullanılanlar tamirat için bize getiriliyor. Yıpranmış ve eskimiş olanları getiriyorlar. Burada doktor gibi bu işin ameliyatını yapıyorum. Estetik ve kültürel olarak bunları tekrar kazandırmaya çalışıyoruz. Tamiratı dokumadan daha zor. Tek tek geçkisini, çözgüsünü, ipini, yününü ayarlamamız gerekiyor. Bire bir orijinal olması için eski yünlerden kullanmamız gerekiyor. Tamiratına başlayıp orijinal bir şekilde bitirip teslim ediyoruz.'

Akbaş, fabrikalarda seri üretilen halı ve kilimlerin yaygınlaşması nedeniyle mesleğin son temsilcilerinden biri olarak ter döktüğünü ifade etti.

Makinelerde dokunanların tezgahta el emeğiyle ortaya çıkarılan halı ve kilimlerin yerini tutamayacağını savunan Akbaş, ancak tüketim tercihi nedeniyle bu kültürün yok olmaya yüz tutuğunu söyledi.

Akbaş, atölyede kendisine eşlik eden 2 kedinin her sabah kapıda kendisini beklediğini, çalışırken onlardan enerji aldığını belirterek, 'Normalde benim değil, ikisi de sahipsiz kedi. Burada bakıyorum. Bana hem eşlik ediyorlar hem de stresimi alıyorlar. Bunlar da Allah'ın dilsiz kulları, o yüzden bunları seviyorum.' diye konuştu.