ANKARA (AA) - OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, savunma ve havacılık sanayisinde dijital dönüşümün bir tercih değil, küresel rekabette hayatta kalma stratejisi olduğunu belirterek, 'Bu değişime, dijitalleşmeye ayak uyduramayanların ayakta kalması mümkün değil.' dedi.

Savunma ve havacılık sanayisine yönelik düzenlenen 'Üretimde Dijital Dönüşüm Zirvesi', OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) ile IQ Vizyon iş birliğinde OSTİM OSB Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.

Orhan Aydın, zirvenin açılışında, sanayideki teknolojik dönüşümün tarihsel sürecini ve geleceğin üretim modellerini değerlendirdi.

Kendi neslinin mühendisliğe sürgülü hesap cetvelleriyle başladığını anlatan Aydın, son 50 yılda dünyanın geçirdiği değişimin matematiksel bir ilerlemeyle hızla sürdüğünü vurguladı. Değişimin artık çizgisel değil, dikey bir hızla gerçekleştiğine dikkati çeken Aydın, 'Eski mühendislik nosyonuyla günümüzü idare etmeye çalışıyoruz, ancak sadece bu nosyon yeterli değil. Dünya üzerimize geliyor, Uzak Doğu'dan Avrupa'ya kadar herkes bu yarışın içinde. Eğer hayatta ve ayakta kalmayı hedefliyorsak, bu dijital dünyaya uyum sağlamak zorundayız.' ifadelerini kullandı.

Küresel rekabeti bir hayatta kalma mücadelesine benzeten Aydın, firmaların rakiplerinden en az bir adım önde olması gerektiğini belirtti.

Aydın, 'Herkesin bu hazırlığı yapması şart. Hazırlığını yapmayanlar, bu büyük değişim karşısında batmaya ve saf dışı kalmaya mahkumdur. OSTİM olarak biz bu süreci beraber yönetmeyi teklif ediyoruz. Ayakkabı bağlarını sıkı bağlayanlar, bu yarışta kendine yer bulacaktır.' dedi.

- 'Bölgedeki tüm kabiliyetleri dünyaya açan bir 'sanal fabrika' oluşturuyoruz'

OSTİM bünyesindeki firmaların makine, teçhizat ve insan kaynağı kapasitesini tek bir merkezden yönetme vizyonuyla hareket ettiklerini dile getiren Aydın, 'Savunma ve havacılık sanayisinde dijital dönüşüm bir tercih değil, küresel rekabette hayatta kalma stratejisidir. Dijitalleşmeye ayak uyduramayanların ayakta kalması mümkün değil.' dedi.

Bölgedeki tüm takım tezgahlarını ve uzmanlıkları kapsayan bir sistem kurduklarını belirten Aydın, şunları kaydetti:

'Bölgedeki tüm kabiliyetleri dünyaya açan bir 'sanal fabrika' oluşturuyoruz. Nesnelerin İnterneti (IoT) çözümleriyle siparişlerin hangi aşamada olduğunu, hangi tezgahta kaç dakika beklediğini uçtan uca izleyebileceğimiz bir yapı kuruyoruz. Bu sayede yeni bir makine yatırımı yapmadan, sadece mevcut verimliliği ve sinerjiyi artırarak Türkiye'nin üretim potansiyelini en az yüzde 30-40 yukarı taşıyabiliriz.'

- 'Tekno-feodalizm' uyarısı

Dijitalleşmenin sadece donanım değil, yazılım ve derin öğrenme süreçlerini de kapsadığını ifade eden Aydın, ChatGPT ve Gemini gibi yapay zeka araçlarının iş süreçlerindeki etkinliğine değindi.

Sanayicilerin bu araçları kullanmasının önemini vurgulayan Aydın, veri güvenliği konusunda ise şu uyarıda bulundu:

'Klasik kapitalizm dönemi yerini yeni bir akıma bırakıyor. Yeni dünyanın 'tekno-feodalleri' bulut yöneticileridir. Bilgisayarlarımızı açtığımızda tüm verilerimizi farkında olmadan bu yapılara sunuyoruz. Eğer aklımızı başımıza toplamaz ve kendi dijital stratejilerimizi geliştirmezsek, bu yeni sistemin gönüllü köleleri olma riskiyle karşı karşıya kalırız. KOSGEB, TÜBİTAK ve bankaların desteğiyle bu yolculuğu başarıyla tamamlamak zorundayız.'

- 'Sanayide yeni 'bayrak firmalar' çıkarmalıyız'

IQ Vizyon Dijital Dönüşüm AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Emre Hekim de Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğunda sanayi odaklı yeni 'bayrak firmalar' çıkarılması gerektiğini belirterek, 'Türk Hava Yolları örneğinde olduğu gibi sanayi alanında da bayrağımızı dünyanın dört bir yanında ve gönül coğrafyamızda dalgalandıracak güçlü kurumlar oluşturmalıyız.' dedi.

Türkiye'de dijital dönüşüm alanında faaliyet gösteren firma sayısının arttığına dikkati çeken Hekim, bu süreçte rekabetten ziyade iş birliğinin önemine işaret etti.

Yapılan araştırmaların sektörde benzer firmaların olduğunu gösterdiğini aktaran Hekim, 'Bu firmaların hiçbiri birbirine rakip değil, aksine 'rekabet ederek beraber gelişenler' olmalıdır. Hangimizin artı, hangimizin eksi yönü olduğunu iyi değerlendirip, üzerimize düşen görev ve vazifeleri yerine getirmeliyiz.' ifadelerini kullandı.

- 'Dijitalleşme ayakta kalanların anahtarıdır'

OSSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Taha Küçükpazarlı ise dijital dönüşümün artık bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldiğini belirterek, 'Özellikle yüksek katma değerli ve izlenebilirlik odaklı sektörlerde dijitalleşme, ayakta kalanların anahtarıdır.' diye konuştu.

Dönüşüm sürecinin sürdürülebilir olması için finansal ve kamusal desteğin vazgeçilmez olduğunu hatırlatan Küçükpazarlı, KOSGEB'in dijital dönüşüm destek programlarının firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

OSSA olarak temel amaçlarının üyelerini sadece bilgilendirmek değil, onları doğru paydaşlarla buluşturmak olduğunu belirten Küçükpazarlı, 'Zirvemizde KOSGEB ve TÜBİTAK temsilcilerinin bulunması, bu konunun kamunun da stratejik önceliği olduğunu gösteriyor. Ayrıca Yapı Kredi ve TEB gibi güçlü finans kuruluşlarının katılımı, yatırımların nasıl finanse edileceği sorusuna doğrudan yanıt verilmesi açısından son derece kıymetlidir.' ifadelerini kullandı.



Kaynak: AA