İSTANBUL (AA) - Yapı Kredi, Avrupa Finansal Raporlama Danışma Grubu (EFRAG) tarafından yayımlanan Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) çerçevesiyle uyumlu şekilde kurgulanan ve bağımsız denetimden geçen 'Çifte Önemlilik Değerlendirmesi' çalışmasını tamamladı.
Bankadan yapılan açıklamaya göre, söz konusu çalışma, sürdürülebilirlik performansının şeffaf, karşılaştırılabilir ve uluslararası yatırımcı beklentileriyle uyumlu zeminde değerlendirilmesini mümkün kılıyor.
Bu kapsamda belirlenen öncelikli sürdürülebilirlik konuları, bankanın stratejik karar alma mekanizmalarına entegre edilecek. Böylece banka, sürdürülebilirlik başlıklarını yalnızca raporlama düzeyinde ele almakla kalmayıp, iş modelinin ayrılmaz parçası haline getirecek.
Analizle banka, kredi politikalarından risk yönetimine, ürün geliştirmeden yönetişim süreçlerine kadar pek çok alanda sürdürülebilirlik yaklaşımını iş süreçleriyle bütünleştiriyor.
Sürdürülebilirlik raporlamasında giderek kritik hale gelen 'çifte önemlilik' yaklaşımı, kurumların çevre ve toplum üzerindeki etkilerinin yanı sıra bu etkilerin finansal performans, risk yapısı ve gelecekteki nakit akışları üzerindeki sonuçlarını birlikte ele alan bütüncül metodolojiye dayanıyor.
Avrupa Birliği'nde yürürlüğe giren raporlama düzenlemeleriyle önem kazanan yaklaşım doğrultusunda banka, attığı adımla sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığını ve dönüşüme olan bağlılığını ortaya koyuyor.
- 'Uzun vadeli değer yaratan iş modeli inşa etmeyi hedefliyoruz'
Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın, finansal performansla çevresel ve sosyal etkiyi birlikte ele alan çifte önemlilik yaklaşımı sayesinde uzun vadeli değer yaratan iş modeli inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti.
Halihazırda finans dünyasında değer yaratmanın tanımının değiştiğine dikkati çeken Öztaşkın, 'Artık yalnızca bilanço performansı değil, kurumların çevresel ve toplumsal etkileri de uzun vadeli başarının belirleyici unsurları arasında yer alıyor.' ifadesini kullandı.
Öztaşkın, sürdürülebilirliği, iş yapış biçimlerinin merkezinde konumlandırdıklarını anlatarak, iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı, sosyal eşitsizlikler ve ekonomik dönüşüm gibi başlıkların, finans sektörünün risk yönetimi ve kredi politikalarıyla doğrudan bağlantılı konular olduğuna işaret etti.
Sürdürülebilirlik performanslarını uluslararası standartlarla uyumlu, ölçülebilir ve şeffaf çerçevede ele almanın, tercih değil, gereklilik olduğuna dikkati çeken Öztaşkın, şunları kaydetti:
'Türkiye'de bankacılık sektöründe ilk kez EFRAG uyumlu ve bağımsız denetimli olarak gerçekleştirdiğimiz çifte önemlilik değerlendirmesi, sürdürülebilirliği stratejik karar alma süreçlerimizin merkezine yerleştirdiğimizin güçlü bir göstergesi. Yapı Kredi olarak finansal gücümüzü, ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçişini destekleyecek, kapsayıcı büyümeyi teşvik edecek ve uzun vadeli değer yaratacak şekilde kullanmayı hedefliyoruz. Bu çalışma, dönüşüm yolculuğumuzda attığımız en kritik adımlardan biri olarak hem bankamız hem de sektörümüz için yol gösterici olacaktır.'