Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

36 yıllık alkol bağımlılığından Yeşilay ile kurtuldu

Eskişehir’de bir vatandaş, 36 yıl süren alkol bağımlılığını Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin (YEDAM) sunduğu ücretsiz psikososyal destek ve atölye çalışmalarıyla geride bırakırken, uzmanlar, biyopsikososyal tedavinin ve el sanatları atölyelerinin rehabilitasyondaki kriti

Asayiş 09.09.2026 10:11 Sistem Yöneticisi 29 okuma Okuma Süresi: 5 dk
36 yıllık alkol bağımlılığından Yeşilay ile kurtuldu
Paylaş:
N

Eskişehir’de bir vatandaş, 36 yıl süren alkol bağımlılığını Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin (YEDAM) sunduğu ücretsiz psikososyal destek ve atölye çalışmalarıyla geride bırakırken, uzmanlar, biyopsikososyal tedavinin ve el sanatları atölyelerinin rehabilitasyondaki kritik rolüne dikkat çekti.

Eskişehir’de yaşayan 53 yaşındaki S.E., uzun yıllar süre mücadele ettiği alkol bağımlılığını Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) sunduğu ücretsiz psikososyal destek ve atölye çalışmaları sayesinde geride bıraktı. Alkol nedeniyle işini ve sağlığını kaybetme noktasına gelen, geçirdiği ağır trafik kazasının ardından hayatını değiştirme kararı alan S.E., YEDAM ile tanıştıktan sonra yalnız olmadığını ve bağımlılığın tıbbi bir hastalık olduğunu öğrendi. Bağımlılık sürecinde halüsinasyonlar görmeye başladığını belirten S.E., Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) yönlendirmesiyle YEDAM’a adım attı. "YEDAM’da bağımlılığın bir hastalık olduğunu öğrendim, kendimi burada tanıdım" diyen S.E., 2 yıldır hiç aksatmadan tedaviye devam ediyor. Uzmanların bir telefon kadar yakın olduğunu ifade eden danışan, bağımlılıkla mücadele eden herkese 115 YEDAM Danışma Hattı’nı arayarak yardım istemeleri çağrısında bulundu.

Eskişehir YEDAM uzmanları ise bağımlılık tedavisini "Üç ayaklı bir masa" metaforuyla açıklayarak; biyolojik, psikolojik ve sosyal desteğin bir bütün olduğunu vurguladı. Danışanların iyileşme sürecinde ahşap boyama ve seramik gibi atölye çalışmalarının kritik bir rol oynadığı, boş zaman yönetimi ve yetenek keşfi ile ayaktan rehabilitasyon sağlandığı belirtiliyor.

"Böyle devam ederse daha kötü şeyler yaşanacağını düşündüm"

Yıllardır süren bağımlılığını atlatmaya nasıl karar verdiğini anlatan S.E. şöyle konuştu;

"36 yıl boyunca alkol kullandıktan sonra, bu durum artık hayatımda bazı şeyleri yapmama engel olmaya başlamıştı. Çalışamıyor, normal yaşamımı sürdüremiyordum. Bir gün ağır bir trafik kazası geçirdim. Arabanın sağ koltuğunda uyandım. Şans eseri yalnızdım. Alkollü olduğum için hastaneye gidemedim ve arabayı orada bıraktım. Araç hurdaya dönmüştü, görenler ‘Bu arabadan nasıl sağ çıktın?’ diyordu. Bir hafta boyunca evde tek başıma yattım. İşe de gidemiyordum. O süreçte, saat 11 civarında artık bu alışkanlığı bırakmam gerektiğini, böyle devam ederse daha kötü şeyler yaşanacağını düşündüm ve o an bırakmaya karar verdim. Bu kararda geçirdiğim kazanın çok büyük etkisi oldu. Kendime sadece maddi değil, manevi olarak da zarar vermeye başlamıştım. Ailemden sürekli uyarılar ve baskılar geliyordu. ’Bu sana iyi gelmiyor, bak başına bu geldi, Allah korusun daha kötüsü olabilir’ diyorlardı. Bu durum aramızda gerginlik oluşturuyordu, zaten son yıllarda eşimle de aram bir türlü düzelmiyordu."

"İki yıldır aksatmadan buraya geliyorum"

Tedavi sürecinden de bahseden 53 yaşındaki S.E., "Bu gelişmeler üzerine hastaneyi aramaya karar verdim. Randevu aldım ve doktor ilaçla ayaktan tedavi görmem gerektiğine karar verdi. Süreç bu şekilde iki yıl boyunca güzel gitti. Ancak iki yılın sonunda, her zaman sigara aldığım tekel bayisinden çıkarken kapının sağ tarafındaki dolap dikkatimi çekti. Camları buğulanmıştı ve canım aniden alkol almak istedi. Büfeci tedavi gördüğümü bildiği için bana alkol vermek istemedi ve ’Yapma’ dedi. Ben de ’Araya iki yıl girdi, artık bıraktım, bir kereden bir şey olmaz’ diyerek alkolü aldım. Fakat o tek şişeyle kalmadı. O gece arabanın içinde sızıp kalmışım. Ertesi gün içmeyeceğime dair kendime söz vermiştim ama şiddetli baş ağrısı yüzünden tekrar içmeye başladım. Bu süreç en sonunda AMATEM’e yatışıma kadar gitti. Alkolü bıraktığım ilk zamanlarda elbette çok zorlandım. Hayatınızın 36 yılında var olan bir alışkanlığı bir anda dönüştürmek kolay olmuyor. Alkol kullandığım dönemde zaten halüsinasyonlar görmeye başlamıştım. Bu son AMATEM yatışımda bana YEDAM’ı tavsiye ettiler. Taburcu olduktan sonra randevu alıp YEDAM’a gittim. Orada bu durumun aslında bir hastalık olduğunu öğrendim ve kendimi tanıdım. İki yıldır aksatmadan buraya geliyorum. Uzmanlar ilk günkü ilgi ve alakalarını hiç eksiltmediler, burada kendimi son derece güvende ve ait hissediyorum. Sıkıştığım her an arayıp derdimi paylaşabiliyorum. YEDAM bu yolda sürekli benimle birlikte yürüyor. Onların varlığı sayesinde kendimi asla yalnız hissetmiyorum; numaram sistemde kayıtlı, telefonun diğer ucundalar. Sağ olsunlar, kendileri de beni arayıp sorarlar. Benim durumumda olanlar asla pes etmesinler, adımlarını aşama aşama atsınlar. YEDAM’a hiçbir endişe duymadan, rahatlıkla gidebilirler. Artık her ilimizde YEDAM bulunuyor. 115’i arayarak yardım isteyebilirler, her konuda ellerinden gelen desteği sağlıyorlar. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum" dedi.

"Merkezlerimizden ücretsiz ve tamamen gizlilik esasına dayalı olarak psikolojik ve sosyal destek alabilirler"

Eskişehir Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde görev yapan Uzman Psikolog Elif Çisem Dinç ise, "Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM); 12 yaş üzerindeki bağımlılık sorunu yaşayan bireylere ve onların yakınlarına psikososyal hizmet sunan danışmanlık merkezleridir. YEDAM çatısı altında beş temel bağımlılık alanında çalışmalar yürütüyoruz; alkol, madde, tütün, internet, kumar bağımlılığı. Hem bağımlılık sorunu yaşayan bireyler hem de onların yakınları, merkezlerimizden ücretsiz ve tamamen gizlilik esasına dayalı olarak psikolojik ve sosyal destek alabilirler" ifadelerini kullandı.

"Öz becerilerini yeniden kazanıp geliştirmelerini hedefliyoruz"

Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde yaklaşık 10 yıldır görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Gizem Çuhacı da, "Merkezlerimizde danışanlarımıza psikososyal destek sağlıyoruz. Bağımlılık tedavisini üç ayaklı bir masaya benzetebiliriz; başarılı bir süreç için tedavinin biyopsikososyal bir sistem içerisinde yürütülmesi gerekir. Biz de bu kapsamda danışanlarımıza ruhsal ve sosyal kulvarda destek veriyoruz. İçinde bulunduğumuz alanı ayaktan bir rehabilitasyon atölyesi olarak düşünebiliriz. Danışanlarımız buraya gelerek boş zamanlarını verimli bir şekilde değerlendiriyorlar. Bazı danışanlarımızın resim çizmeye ya da ahşap yontmaya karşı çok güzel yetenekleri var ancak hayatları boyunca bunları hiç keşfetmemiş olabiliyorlar. Atölyelerimiz tam da bu amaca hizmet ediyor. Danışanlarımızın boş zamanlarını değerlendirmelerini, yeni bir meslek edinmelerini ve öz becerilerini yeniden kazanıp geliştirmelerini hedefliyoruz. Eskişehir Yeşilay Danışmanlık Merkezi bünyesinde haftanın 5 günü aktif olarak devam eden bir atölye sistemi oluşturduk. Şu anda ahşap boyama ve seramik atölyelerimiz faaliyet gösteriyor. Danışanlarımız, sosyal hizmet uzmanlarımızla birlikte yaptıkları planlama doğrultusunda haftanın 5 günü bu atölyelerden faydalanabiliyorlar" diye konuştu.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: İHA
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
"Kilo vermek her zaman istediğiniz vücuda kavuşmak anlamına gelmiyor"
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
"Kilo vermek her zaman istediğiniz vücuda kavuşmak anlamına gelmiyor"
WhatsApp
İhbar Hattı