Eskişehir'de baba mesleği olan simitçiliği yarım asra yakın süredir sürdüren 59 yaşındaki simit ustası Selçuk Susam, hem mesleğine olan bağlılığı hem de soyadı ile işinin örtüşmesiyle görenleri tebessüm ettiriyor. Odunpazarı ilçesindeki fırınında 300 derecelik sıcaklığın karşısında ilk günkü heyecanla çalışan Susam, soyadının tesadüf olduğunu belirtirken resmi dairelerde yaşanan isim karışıklıklarını "simidin susamı" diyerek çözdüğünü söylüyor.
Soyadı İle Mesleğinin Bağdaşması Tesadüf
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerindeki bir fırında çalışan 59 yaşındaki Selçuk Susam, fırıncı olan babasından öğrendiği mesleği 45 yıldır kesintisiz sürdürüyor. Dedesinin mesleğinin çobanlık olduğunu ve soyadının simitçilikle denk gelmesinin tamamen bir tesadüf olduğunu ifade eden Susam, 300 dereceye ulaşan fırın sıcaklığına aldırış etmeden tezgah başındaki yerini alıyor.

"Vergi Dairesinde 'Simidin Susamı' Diye Açıklıyorum"
Soyadının "Susam" olması nedeniyle günlük yaşamda ve resmi kurumlarda tebessüm ettiren anlar yaşadığını dile getiren tecrübeli usta, şunları kaydetti: "Doğma büyüme Eskişehirliyim. 59 yaşındayım ve yaklaşık 45 senelik ustalığım var. Meslek babadan gelme. Soyadım Susam olduğu için resmi işlemlerde bazen karışıklık yaşanabiliyor. Mesela vergi dairesine para yatırmaya gittiğimde 'Susam' diyorum, yanlışlıkla 'Susan' yazmasınlar diye 'Simidin susamı' şeklinde açıklamak zorunda kalıyorum. Ancak o zaman doğru yazıyorlar."
"Sıcakmış, Soğukmuş Demeden Severek Yapıyoruz"
Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) coğrafi işaret belgeleri ve resmi reçeteler doğrultusunda yapılan araştırmalarda 91 puanla Türkiye'nin en iyi simidi seçilen Eskişehir simidini pişirmekten gurur duyduğunu vurgulayan Selçuk Susam, mesleğin zorluklarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz bu işi severek yapıyoruz. Yıllardır bu fırının başındayım. Bizim meslekte 'yok sıcakmış, yok soğukmuş' olayı olmaz, şartlar ne olursa olsun üretim devam eder."

TÜRKPATENT tarafından tescillenen coğrafi işaretli Eskişehir simidi, kazan pekmezi kullanımı ve çıtır yapısıyla Türkiye gastronomi kültüründe kendine özgü bir yere sahiptir. Eskişehir'in tarihi Odunpazarı bölgesinde yer alan geleneksel fırınlar, usta-çırak ilişkisiyle yetiştirdiği zanaatkârlar sayesinde bu lezzeti nesilden nesile aktarmaya devam etmektedir.