Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü, geçmişte genç kızların el sanatlarına başlarken çeyiz sandıkları için ilk olarak Türk bayrağı işleme geleneğini, sim sarma ve pesent tekniklerini kullanarak günümüzde yaşatmaya devam ediyor.
Geleneksel El Sanatları Enstitüde Hayat Buluyor
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde yürütülen çalışmalarda, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatları aslına sadık kalınarak yeniden üretime kazandırılıyor. Geçmiş dönemlerde genç kızların el nakışına adım atarken çeyizleri için ilk olarak Türk bayrağı işleme geleneği, enstitüdeki usta ellerde hayat buluyor. Tamamen el emeğine dayalı yöntemlerle şekillendirilen ve boyutlarına göre yapım süreci 15 ila 20 gün arasında değişen bu özel bayraklar, estetik yapıları ve asil görünümleriyle dikkat çekiyor.

Malzeme Seçimi ve Özel Üretim Aşamaları
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Usta Öğreticisi İnci Öz, yürüttükleri zanaatın detaylarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Geçmişte atlas kumaşların tercih edildiğini belirten Öz, günümüzde bu zanaatı nitelikli saten kumaşlar üzerine gümüş simler kullanarak icra ettiklerini ifade etti. Üzerinde çalıştıkları bayrağın geleneksel sim sarma tekniğiyle işlendiğini dile getiren usta öğretici, yoğun emek ve nitelikli malzeme gerektiren bu değerli çalışmaları genellikle sipariş üzerine, talep eden sanatseverler için özel olarak hazırladıklarını aktardı.
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Usta Öğreticisi İnci Öz, geçmiş dönemlerde genç kızların el nakışına ilk başladıklarında aidiyetlerinin ve bağımsızlığın sembolü olan Türk bayrağını işleyip çeyiz sandıklarının başköşesine yerleştirdiklerini belirtti. Bunun nesillerden gelen çok kıymetli bir gelenek olduğunu vurgulayan Öz, millet oluşun en yüce sembolü olan bayrağın manevi değerini, geleneksel nakış tekniklerini uygulayarak sanatsal bir estetikle taçlandırdıklarını ifade etti.