Evden çıkarken sesini duydum ama kendisini görmedim.' dedi.Sabah kalktığında babasını evde görememesi üzerine telefonla aradığını ancak ulaşamadığını söyleyen Solak, 'Ondan sonra amcamı aradım, 'Babam Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gidecekti. Telefonu açmıyor' dedim. Amcam bizi almaya geldi, birlikte Külliye'ye doğru giderken amcam tekrar babamı aradı ve bu kez telefon açan kişi babamın Devlet Demir Yolları Hastanesi'nde olduğunu söyledi.' ifadelerini kullandı.Hastanede babasının şehit olduğu haberini aldıklarını belirten Solak, 'Amcam hastanede yanıma gelip 'Emre sana baban bir gurur bıraktı' dedi.
Ben önce idrak edemedim babamın şehit olduğunu. Amcama, 'Babam yaralıysa bir gösterin bana. Yoğun bakımdaysa gösterin.' dedim, 'Baban şehit oldu.' dedi.
O hastanenin avlusu o an bana bir çukur oldu, ateş çukuru oldu orası.' diye konuştu.- 'Özlemi çok ağır'Solak, aradan yıllar geçse de yüreğinin yandığını, bu ateşin içinde hep köz olarak kalacağını vurgulayarak, 'Babamı çok özlüyoruz, özlemi çok ağır. Özel günlerde, doğum günlerinde, şehadet yıl dönümünde babamı arıyorum. Çünkü ben o zaman 18 yaşındaydım babam şehit olduğunda. Şu an 27 yaşındayım. Tam babama ihtiyaç duyduğum zamanda kaybettim babamı. Gençlik yıllarımda kaybettim.' dedi.Solak, şunları kaydetti:'Bir gün bu ülkede yine 15 Temmuz gibi bir kalkışma olsa sokağa çıkarım. Babamın bıraktığı sancağa sahip çıkarım, o sancak şu an bende. Ben de gerekirse babam gibi şehit olurum, gazi olurum. Yarın bir gün evlatlarım olursa da onlara dedelerinin mirasını anlatırım. Bu gururu onlara yaşatırım. Şehitliğine götürürüm, derim ki, 'Dedeniz böyleydi. Böyle şehit oldu. Bu vatanın kahramanıydı.' Benim duyduğum gururu onlara da tattırırım.'