Erçetin, 'Bazı kurumlarımızın bünyesinde sanata, bilime dair gerçekleştirilen etkinlikler var. Artık gençler, TEKNOFEST gibi bilime ve araştırmaya ilişkin bir sürü etkinliğe ve çalışmaya ilgi duyuyorlar. Bunu arkadaşlarıyla ve kendilerine katkı sağlayan, onlarla birlikte olmak isteyen aileleriyle beraber gerçekleştirebilirler.' değerlendirmesinde bulundu.Erçetin, üniversite öğrencilerinin doğal alanlarda vakit geçirebileceğini, yurt içi veya yurt dışında çeşitli projelerde gönüllü çalışmalara katılabileceğini belirtti.
Bunların sadece bilgiye dayalı öğrenmenin değil, yaşamı, evreni, kendini anlamaya ve tanımaya yönelik öğrenmenin de bir parçası olduğunu anlatan Erçetin, sözlerine şöyle devam etti:'Hangi yaşta olursak olalım, tatil hakikaten dinlenmemiz, dünyayı yeniden anlamaya çalışmamız için çok önemli ve değerlidir. Bu yaz çocuklarımızın gökyüzüne bakıp yıldızları saydığı, yıldızları seyretmekten mutlu olduğu, acaba ne zaman hangi Türk'ün uzaya yeniden gideceğini düşündüğü ve 'o ben olabilir miyim' diye hayaller kurduğu, bunun için neler yapabileceğine ilişkin kendini ve yeteneklerini sorguladığı harika bir zaman dilimi olsun.'- 'Çocukluğun doğasında bazen sıkılmak da var'Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Başak Şahin Acar da ekran kullanımının yaş normuna uygun olarak sınırlandırılması ve ilkokul çağındaki öğrencilerin belirli sürelerde, kontrollü şekilde ekran karşısında olması önerisinde bulundu.Ergenlik döneminden itibaren öğrencilerin sosyal medyayla tanıştığını ifade eden Acar, şunları kaydetti:'Sosyal medya bambaşka kapılar açıyor, çünkü tanımadığımız insanlar, reşit olmayan ve gelişimini daha tamamlamamış çocuklarımıza ulaşabilir. Tanımadığımız bir insanla sosyal medya üzerinden tanıştığımızda nasıl davranmak, hangi bilgileri verip vermemek gerektiği, nelerin 'kırmızı bayrak' dediğimiz ciddi tehlikeler arz edebileceği gibi konularda eğitim verilmesi çok önemli. Hangi haberin doğru, hangi haberin yanlış olduğu, yapay zeka dediğimiz yeni uygulamalarla neyin gerçek içerik olduğu, neyin üretildiğinin farkına varılması yönünde dijital okuryazarlık eğitimlerinin olması, hatta müfredata girmesi çok olumlu olur.'Acar, tatilde dinlenmenin önem taşıdığını, hiç ara vermeden sürekli çalışmanın sağlıklı olmadığını belirterek, aralar vermenin belleğin işlevselliği açısından öğrenilen bilgilerin sağlamlaşması için güzel bir fırsat olduğunu vurguladı.İlkokul çağındaki öğrencilerin ebeveynlerine, sürekli aktiviteler bulma çabasına girmemeleri tavsiyesinde de bulunan Acar, çocukların zaman zaman sıkılmasının da yararlı olabileceğine dikkati çekti. Acar, 'Çocukluğun doğasında bazen sıkılıp, o sıkılmaktan bir şeyler yaratmak da var. Çocuk için bilişsel becerileri geliştiren oyuncaklar muhakkak önemli ama bazen çocuk bir taşla, bir parça pamukla, kumla ya da evdeki malzemelerle de oynayabilir. Bir şeyler yaratmak, sıfırdan oyuna çevirmek aslında yaratıcılığı da geliştiren bir şey ve daha önemlisi, duygu düzenleme becerilerini çok geliştiren bir şey.' diye konuştu.Acar, ergenlik dönemindeki öğrencilere bu süreçte sportif faaliyetlere yönelmeleri ve merak duydukları sanat dallarıyla ilgilenmeleri önerisinde bulundu.