Tabii ki böyle bir açıklama gelince yapılabilecekler de sınırlandı.' açıklamasını yaptı.Akkoyun, 'Daha önce İsrail'in men edilmesi konusuna jeopolitik şeklinde yaklaşan Infantino, 13 Ekim'de barış görüşmelerinin yapıldığı Şarm el Şeyh'te de bulundu ve bazı açıklamalar yaptı. Ama bu açıklamalarının bana göre samimiyet sınavından geçmediğini söylemek lazım. Infantino'nun yaptığı açıklamalarda herhangi bir samimiyet olmadığını artık bütün dünya anlıyor, görüyor.' dedi.- 'Spor kamuoyu üzerine düşen her şeyi layıkıyla yerine getirdi'Akkoyun, uluslararası futbol otoritelerinin geçmişte 'apartheid' rejimi ve savaş suçları nedeniyle bazı ülkelere yaptırımlar uyguladığını, söz konusu İsrail olunca bu kirli ilişkilerin gün yüzüne çıkıp yaşananların bilinçli şekilde sümen altı edildiğine dikkati çekerek şöyle devam etti:'1960'larda Güney Afrika'da apartheid uygulanırken Güney Afrika hızlıca bütün müsabakalardan men edildi. Sonra 1992'ye geldik. Yugoslavya savaş nedeniyle 1992 Avrupa Şampiyonası başlamaya bir hafta 15 gün kala turnuvadan men edildi. Danimarka turnuva dışındaydı. Plajda tatil yapıyordu futbolcular. O Danimarka 1992 Avrupa şampiyonu oldu. Bunun belgeselleri var, kitapları var, hikayesi var. Rusya sadece 4 gün sonra men edildi. Peki İsrail neden şu anda men edilmiyor? Güney Afrika bundan 60 yıl önce men edildi. Neden şu anda İsrail men edilmiyor? Aynı otoriteler geçmişte cesur ve haklı kararlar alabiliyorken bugün sessizliği ve etkisizliği tercih ediyor.'Gazze konusunda gerek futbolda gerekse diğer spor branşlarında sporseverlerin ve sporcuların Filistin aktivizminin bir parçası haline geldiğine işaret eden Akkoyun, 'Muhammed Salah'ın attığı bir tweet spor dünyasında tokat etkisi yarattı. Lewis Hamilton da sürekli Gazze paylaşımı yapıyor, soykırıma dikkati çekiyor. Celtic taraftarları zaten yıllardır bu işin içinde, Filistinlilerle dayanışma sergiliyorlar. Athletic Bilbao son dönemde çok sert bir tavır koydu Filistin'den yana. Türkiye'de de gittiğimiz hemen her statta mutlaka Filistin'le ilgili Gazze ile ilgili konularda pankartlar, Filistin bayrakları sürekli görüyoruz.' dedi.Özellikle Türkiye'nin de uluslararası spor camiasında resmi tepki gösteren sayılı ülkelerden biri olduğunu, Türkiye Futbol Federasyonu'nun UEFA'ya İsrail'in ihraç edilmesi yönünde mektup yazdığını da hatırlatan Akkoyun, bundan sonra Türk takımlarının da İsrailli kulüpler ile yapacağı resmi müsabakalarda protesto faaliyetleri düzenlemesinin bu dayanışmayı ve insan hakları ihlallerine karşı duruşu perçinleyeceğini söyledi.- 'İsrailli takımlar karşısında özel bir forma yaptırabiliriz'Akkoyun 'Akılcı ilerleyerek tepkiler göstermek lazım. EuroLeague'de İsrail takımlarıyla maçlarımız olacak. Maça çıkmamak günün sonunda bize zarar veren bir şey. Maça çıkalım. Kazanmak için zaten oynuyoruz. Özel bir forma yaptırabiliriz, Filistin renklerini taşıyan özel bir formayla çıkalım bu maçlara. Rakiple tokalaşmayalım. Bunları yok sayalım. Marşlarını protesto edelim. Tepkimizi gösterelim. Akıllı davranıp bu protestoları dünyaya gösterebiliriz. Sahada ya da müsabakalarda gösterilebilecek tepki bu şekilde olabilir.' ifadelerini kullandı.Bugün gelinen noktada Gazze adına bir barışın sağlanacak olmasının insanlık ve spor vicdanı açısından umut verici bir gelişme olduğunu belirten Akkoyun ancak İsrail'in iki yılda işlediği suçların hesabının da muhakkak sorulması gerektiği, geç kalınmış olsa da İsrail'in cezalandırılmasının adaletin tecelli etmesine fırsat tanıyacağını söyledi.Akkoyun, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:'Sadece ateşkes benim içimdeki o yangını çok söndürür mü emin değilim. Çünkü geriye dönük de olsa bu zararı veren sadece sportif kısmından konuşuyorum ama her şey için geçerli. Bu zararı veren İsrail'in bu yaptıklarından dolayı bir cezaya çarptırılmaması, bunların hesabının sorulmaması, hiç bir şey olmamış gibi davranılması beni rahatsız eder. O yüzden bu barış sürecinde yapılanların karşılığını görmesi, yanlarına kar kalmaması dileğimdir. Unutulmamalıdır ki bu mevzu 7 Ekim'de başlamadı. Bu mevzu 90'larda başladı.
Hatta 70'lerde de aynı durum söz konusuydu. Gazze meselesi, Filistin meselesi, insanlıkla ilgili bir mesele. O yüzden İsrail men edilmediği sürece bunları yaşamaya devam edeceğiz.'