Odasına girdiğimde 'hayırlı olsun, kanseri yendin, bitti gitti, her şeyin çok güzel' dedi.
Bir tedaviye daha gerek olmadığını söylediler. Bugünün anlam ve önemine gerçekten yakışır bir haber aldım. Dünya Kanser Günü'nde kanseri yendiğimi öğrendim. Benim için anlamı hem Dünya Kanser Günü olması sebebiyle hem de benim bugün kanseri yenmiş olmam sebebiyle büyük. Bugünü hiç unutmayacağım. İnşallah elimden geldiğince de hiçbir kadına unutturmamaya çalışacağım.' Kaplan, yaşadığı sürecin ardından erken teşhis için çağrıda bulunarak, 'Kimse kendini ihmal etmesin, geçer, önemsemiyorum demesin. Mutlaka en ufak bir şey hissettiklerinde hemen doktora gitsinler, çünkü kanser yaşa bakmıyor. Ben de 28 yaşındayım. İlk başta kendimi hiç konduramamıştım ama 28 değil, 18-20 yaşlarında dahi insanların başına gelebiliyor. O yüzden en ufak bir şikayet olduğunda mutlaka doktorlarına başvursunlar, düzenli taramalardan geçsinler.' diye konuştu.- 'Tahliller bize gösterdi ki hastalıktan hiçbir iz kalmamış'Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfi Doğan da hastası Kaplan'ın tedavi sürecine ilişkin bilgi verdi.Hastanın kendilerine meme kanseri tanısıyla başvurduğunu dile getiren Doğan, hastalığın koltuk altı lenf bezlerine yayıldığını ancak ilaç tedavisine oldukça iyi yanıt veren bir kanser türü olduğunu, bu nedenle tedaviye öncelikle ilaç tedavisiyle başlandığını anlattı.Doğan, hastası Seval Kaplan'a genç yaşı nedeniyle genetik testler yapıldığını belirterek, 'Önümüzdeki dönemde yumurtalık kanserine de bir yatkınlıkla ilgili bir gen saptanması üzerine ameliyatında hem iki memesinin birden tedavi edilmesi, hem yumurtalıklarıyla ilgili şimdiden önleyici bir cerrahi operasyon yapıldı. Tedavi sürecinin sonunda tahliller bize gösterdi ki hastalıktan hiçbir iz kalmamış. Kanseri yendi diye tabir ettiğimiz durum gerçekleşmiş. Bu hem bizi hem hastamızı son derece mutlu etti.' dedi.Türkiye'de meme kanserine yönelik ulusal tarama programı bulunduğunu anımsatan Doğan, 40 yaşından itibaren kadınların mamografi taramalarına çağrıldığını, ancak aile öyküsü bulunan, genetik yatkınlığı olan ya da şikayeti bulunan bireylerin doğrudan üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini ifade etti.Doğan, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğuna dikkati çekerek, dünyada akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer aldığını, son yıllarda ise tanı yaşının 30'lu yaşlara kadar düştüğünü kaydetti.