Geleneksel Yöntemlerle Deri ve Ahşabın Eşsiz Uyumu
Pandemi döneminde kendi çabalarıyla deri işlemeyi öğrenen Necmiye Çulhaöz, ana malzeme olarak dana derisini kullanıyor ve bu materyali kiraz ile ceviz gibi farklı ağaç türleriyle birleştiriyor. Baba mesleği olan ahşap işçiliğini de üretim sürecine dahil eden Çulhaöz, tarihi Odunpazarı bölgesinin ruhunu tasarımlarına yansıtmaya özen gösteriyor. Seri üretim modellerinden tamamen uzak duran zanaatkar, atölyesinde fabrikasyon teknikler yerine tamamen özgün ve her üründen sadece bir adet üretecek şekilde bir çalışma metodolojisi uyguluyor.
Fabrikasyon Şablon Kullanmadan Tamamen El Emeği Üretim
Tasarım felsefesinde doğadan elde edebildiği her türlü materyali işlemeye odaklandığını belirten Necmiye Çulhaöz, çantalarının yanı sıra saç tokaları, kolyeler, küpeler ve saç aksesuarları da tasarlıyor. Ürünlerinde cam ve lüle taşı gibi yerel elementlere de yer verdiğini ifade eden Çulhaöz, toptan üretim yapmadığını, doğrudan müşteriye birebir hitap ettiğini vurguladı. Atölyesinde hiçbir hazır şablon bulunmadığını ve tüm detayları kendisinin şekillendirdiğini söyleyen usta zanaatkar, bir modeli önce denediğini, günlük kullanıma uygun bulunması halinde diğer tasarımlara geçtiğini belirtti.
CNC ve Lazer Teknolojisi Yerine Kıl Testere Kullanımı
Özgün tasarımların ortaya çıkış süreçlerine değinen Necmiye Çulhaöz, bir serinin tamamlanmasının bazen 10 gün, bazen ise bir ay kadar sürebildiğini ifade etti. Ahşap işçiliğinin kendisi için bir baba mesleği olduğunu fakat babasının zamanında kendilerini atölyeye sokmadığını dile getiren Çulhaöz, kurumsal işten ayrıldıktan sonra bu alana küçük adımlarla başladığını anlattı. Üretim aşamasında modern CNC veya lazer kesim cihazlarını kesinlikle tercih etmediğini vurgulayan zanaatkar, kıl testere ve zımpara gibi eski sistem araçlarla tamamen el yapımı çalışarak geleneksel zanaat kültürünü koruyor.
Geleneksel Usta Çırak Kültürünü Geleceğe Taşıma Çabası
Günümüzde el sanatlarına olan ilginin eski dönemlerdeki gibi yoğun olmadığını ve usta-çırak ilişkilerinin eskide kaldığını belirten Çulhaöz, bu yönde yeni taleplerin azlığından bahsetti. Sanatını gelecek nesillere aktarmak için kendi imkanlarıyla çaba sarf ettiğini söyleyen Çulhaöz; şu an askerde olan oğluna ve oğlunun kız arkadaşına dikiş, kesim ve ahşap işleme tekniklerini öğrettiğini ifade etti. Birilerinin kendisinden bir şeyler öğrenerek bu zanaatı sürdürmesinin en büyük mutluluk kaynağı olduğunu belirten usta zanaatkar, bu sayede geleceğe kalıcı bir miras bırakmayı hedefliyor.