Eskişehir'de unutulmaya yüz tutan saraçlık zanaatının kentteki son temsilcisi olan 80 yaşındaki Metin Yavuz, ilerleyen yaşına rağmen dükkanının başında durarak vatandaşlara hizmet vermeye devam ediyor.

1954 Yılından Bu Yana Deri İşliyor
Deri ve meşeden mamul eşyaların üretimi ile tamiratını kapsayan saraçlık mesleği, gelişen teknoloji ve değişen tüketim alışkanlıklarıyla birlikte kaybolmaya başladı. Eskişehir'de mesleğin son uygulayıcısı olarak kalan Metin Yavuz, aile mesleğini nasıl devraldığını anlattı. 1950 yılında Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç ettiklerini belirten Yavuz, "1954'te babam dükkan açtı. İlkokul yıllarından itibaren dükkana gelip gittik. Annemiz, ablamız, abimiz hep birlikte çalışırdık. Evde kamçı başı yapılır, kamçı yuvarlanırdı. Yaşantımız böyle geçti. Allah nasip etti, bu işten emekli olduk, çocuklarımızı büyüttük" dedi.
"Çocukluğumda 30-40 Saraç Dükkanı Vardı"
Geçmişte kentte çok sayıda saraç ustasının bulunduğunu ancak zamanla dükkanların kapandığını ifade eden Yavuz, "Ben çocukken burada 30-40 tane saraç dükkanı vardı. Şu anda Eskişehir'de bir tek saraç ben kaldım. Yaşımız 80 oldu ama çalışmaya alışmışız. İnsanlara, köpeklere, atlara veya kedilere deriden bir şeyler yapıyoruz, tamirat gerçekleştiriyoruz. Sıcak Sular Çarşısı'ndaki esnaf yapamadığı işleri bize yönlendirir. Kimsenin yapmadığı işleri yaparak insanlara hizmet vermeye çalışıyoruz" biçiminde konuştu.
Geleneksel el sanatları ve zanaatlar arasında yer alan saraçlık; binek hayvanı koşum takımlarından kemer, çanta ve kın gibi deri ürünlerin imalatı ile tamiratını kapsayan köklü bir meslek koludur.