Türkiye ekonomisinin yalnızca mal ihracatından ibaret olmadığı artık daha net görülüyor.
Turizmden taşımacılığa, bilişimden iş hizmetlerine kadar geniş bir alana yayılan hizmet
sektörü, ülkenin döviz gelirlerinde önemli bir kaynak olmayı sürdürüyor. 2025 yılına ilişkin
Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri de bu tabloyu açık biçimde ortaya koydu.
Verilere göre Türkiye’nin hizmet ihracatı 2024 yılında 117,3 milyar dolar seviyesindeyken,
2025 yılında yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara yükseldi. Hizmet ithalatı da aynı dönemde
yüzde 9,6 artış göstererek 56,4 milyar dolardan 61,9 milyar dolara çıktı.
Bu rakamlar, Türkiye’nin hizmet ticaretinde güçlü bir fazla verdiğini gösteriyor. Hizmet
ihracatı ile ithalatı arasındaki fark yaklaşık 63 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Başka bir
ifadeyle Türkiye, hizmetler alanında kazandığı döviz açısından ekonomiye önemli bir katkı
sağladı.
Turizm hâlâ başrolde
Hizmet ihracatında Türkiye açısından en önemli kalem yine seyahat hizmetleri oldu. 2025
yılında toplam hizmet ihracatının yüzde 48,1’i seyahat hizmetlerinden geldi. Bu oran 2024
yılında yüzde 48 düzeyindeydi.
Dolayısıyla Türkiye’nin hizmet gelirlerinde turizmin ağırlığı devam ediyor. Yabancı turistlerin
Türkiye’de yaptığı harcamalar, ekonomiye yalnızca oteller ve restoranlar üzerinden değil;
ulaştırma, eğlence, perakende ticaret ve diğer birçok sektör üzerinden de katkı sağlıyor.
Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, hizmet ekonomisinin artık sadece turizmden
oluşmaması. Türkiye, özellikle taşımacılık ve dijital hizmetlerde de önemli bir kapasite
geliştirmeye başladı.
Taşımacılık ikinci büyük gelir kaynağı
Seyahat hizmetlerinden sonra hizmet ihracatında en büyük pay taşımacılık sektörüne ait.
2024 yılında 41 milyar 125 milyon dolar olan taşımacılık hizmetleri ihracatı, 2025 yılında
yüzde 3,5 artarak 42 milyar 571 milyon dolara ulaştı.
Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumu düşünüldüğünde bu
sonuç şaşırtıcı değil. Karayolu taşımacılığından deniz taşımacılığına, hava kargodan lojistik
hizmetlerine kadar geniş bir alan Türkiye’ye döviz kazandırıyor.
Üstelik küresel ticaret yollarındaki değişimler ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi,
Türkiye’nin lojistik merkez olma hedefini daha da önemli hale getiriyor.
Dijital hizmetlerde dikkat çekici artış
Verilerde belki de en dikkat çekici gelişmelerden biri telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi
hizmetlerinde yaşandı.
Bu alandaki ihracat 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 25,3 artarak 6 milyar 724 milyon
dolara yükseldi.
Bu artış, Türkiye açısından geleceğe dönük önemli bir mesaj taşıyor. Çünkü artık dünya
ekonomisinde yalnızca fabrikalarda üretilen mallar değil, bilgisayar başında üretilen
yazılımlar, dijital çözümler, bilişim hizmetleri ve teknoloji ürünleri de ciddi bir ihracat kalemi
haline geliyor.
Türkiye’nin genç nüfusu, mühendislik kapasitesi ve teknoloji alanındaki girişimcilik
potansiyeli dikkate alındığında, dijital hizmetlerin önümüzdeki yıllarda daha fazla büyümesi
mümkün görünüyor.
Hizmet ithalatında taşımacılık önde
Türkiye hizmet satarken en fazla gelir elde ettiği alanlarda bazı hizmetleri dışarıdan da satın
alıyor. 2025 yılında toplam hizmet ithalatında en büyük pay yüzde 32 ile taşımacılık
hizmetlerine ait oldu.
İkinci sırada yüzde 16,9 payla diğer iş hizmetleri yer aldı. Seyahat hizmetleri ise yüzde 14,5
payla üçüncü sırada bulundu.
Burada dikkat çeken gelişme, taşımacılığın hizmet ithalatındaki payının 2024 yılındaki yüzde
38,1 seviyesinden yüzde 32’ye gerilemiş olması. Bu durum, hizmet ithalatının kendi içinde de
değişen bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Avrupa Birliği en önemli ticaret ortağı
Seyahat hizmetleri dışarıda bırakıldığında Türkiye’nin hizmet ticaretinde en önemli bölge
Avrupa Birliği ülkeleri oldu.
2025 yılında AB ülkelerine yapılan hizmet ihracatı 25 milyar 330 milyon dolar, AB’den
yapılan hizmet ithalatı ise 24 milyar 733 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Toplam hizmet ihracatında AB ülkelerinin payı yüzde 37,9 olurken, hizmet ithalatındaki payı
yüzde 45,3'e ulaştı.
Ülke bazında bakıldığında ise ihracatta Amerika Birleşik Devletleri ilk sırada yer aldı. ABD’ye
yapılan hizmet ihracatı 8 milyar 338 milyon dolar olurken, toplam içindeki payı yüzde 12,9
oldu. Almanya yüzde 11,5 ile ikinci, Birleşik Krallık ise yüzde 6,6 ile üçüncü sırada bulundu.
İthalatta ise ilk sırayı İrlanda aldı. İrlanda’dan yapılan hizmet ithalatı 6 milyar 667 milyon
dolar olarak gerçekleşti. Birleşik Krallık 4 milyar 797 milyon dolarla ikinci, ABD ise 4 milyar
378 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.
Türkiye için yeni bir döviz kapısı
Bütün bu rakamlar Türkiye ekonomisi açısından önemli bir gerçeği ortaya koyuyor: Hizmetler
sektörü artık ekonominin tamamlayıcı bir unsuru değil, başlı başına büyük bir döviz kaynağı.
124,9 milyar dolarlık hizmet ihracatı, Türkiye’nin küresel ekonomide yalnızca mal satan değil,
aynı zamanda hizmet üreten ve ihraç eden bir ülke olduğunu gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde turizmin yanı sıra lojistik, yazılım, bilişim, finans, danışmanlık ve diğer
profesyonel hizmetlerin geliştirilmesi, Türkiye’nin döviz gelirlerini çeşitlendirebilir.
Asıl hedef ise hizmet ihracatını yalnızca miktar olarak artırmak değil, daha yüksek katma
değerli hizmetlere yönelmek olmalı. Çünkü geleceğin küresel rekabetinde kazanan ülkeler,
sadece daha fazla ürün satanlar değil, daha fazla bilgi, teknoloji ve hizmet ihraç edenler
olacak.