Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

KİŞİYE BAĞIMLI DEĞİL, İNSANI GÜÇLENDİREN SİSTEMLER KURMAK

Paylaş:
N
Bugün etrafımıza baktığımızda birçok işin, birçok kurumun ve hatta birçok başarının tek bir
kişinin omuzlarında yükseldiğini görüyoruz. Bir yerde iş iyi gidiyorsa “falanca kişi var ya, o
olmasa yürümez” deniyor. Bir kurum ayakta kalıyorsa “şu müdür olmasa çöker” deniyor. Bir
proje başarılıysa “o arkadaş çok iyi, işi o toparladı” deniyor. Kulağa ilk anda övgü gibi geliyor
ama aslında içinde büyük bir kırılganlık taşıyor.
Çünkü bir sistem kişiye bağımlı hale geldiyse, o kişi gittiğinde her şey sallanmaya başlar. İşte
tam da bu yüzden asıl mesele “çok iyi insan bulmak” değil, “insanı güçlü kılan sistem kurmak”
olmalı.
HER ŞEY BİR KİŞİYE BAĞLIYSA ORADA RİSK BÜYÜKTÜR
Kişiye bağımlı yapılar kısa vadede hızlı çalışır gibi görünür. Çünkü o kişi çok çalışır, her şeye
yetişir, boşluk bırakmaz. Ama uzun vadede bu düzenin sürdürülebilirliği yoktur.
Bir gün o kişi hastalanır, ayrılır, emekli olur ya da başka bir yere gider… İşte o zaman sistemin
ne kadar zayıf olduğu ortaya çıkar. Çünkü bilgi tek kişide toplanmıştır, sorumluluk tek
kişidedir, kararlar tek kişiye bakar.
Bu durum sadece kurumlarda değil, hayatın her alanında karşımıza çıkar. Aile içinde bile “her
işi anne yapıyorsa”, o evin düzeni bile kişiye bağımlı hale gelmiş demektir. Okullarda “bir
öğretmen giderse sınıf boşluğa düşüyorsa” orada sistem zayıftır. Şirketlerde “bir usta giderse
üretim duruyorsa” orada ciddi bir sorun vardır.
GÜÇLÜ SİSTEM NE DEMEKTİR?
Güçlü sistem demek, insanların birbirinin yerine geçebilmesi demektir. Bilginin tek elde değil,
paylaşılmış olması demektir. Görevlerin net olması, süreçlerin yazılı olması, işlerin kişiye değil
yapıya bağlı olması demektir.
Yani mesele “en iyi çalışanı bulmak” değil, “her çalışanı daha iyi hale getiren düzeni kurmak”
tır.
İyi bir sistemde insanlar önemli değildir demiyoruz, tam tersine insanlar çok değerlidir. Ama
sistem öyle olmalıdır ki, bir kişi gittiğinde düzen bozulmasın. Bir kişi geldiğinde de her şeyi
sıfırdan öğrenmek zorunda kalmasın.
İNSANI GÜÇLENDİREN YAPI NASIL OLUR?
İnsanı güçlendiren sistem, insanı yormayan değil; insanı geliştiren sistemdir. Burada amaç işi
bir kişinin sırtına yüklemek değil, işi herkesin paylaşabileceği hale getirmektir.
Mesela bir iş yerinde tüm bilgi sadece yöneticinin kafasındaysa, o iş yerinde çalışanlar
öğrenemez. Ama bilgi paylaşılırsa, eğitim verilirse, herkes sürece dahil edilirse, insanlar
zamanla güçlenir.
 
Aynı şekilde bir kurumda kararlar sadece yukarıdan geliyorsa, alt kademeler düşünmeyi
bırakır. Ama katılımcı bir yapı kurulursa, insanlar fikir üretmeye başlar. Bu da hem kaliteyi
artırır hem de kurumu daha dayanıklı hale getirir.
İnsanı güçlendiren sistemler aynı zamanda hatayı da tolere eder. Çünkü her şey tek bir kişinin
hatasına bağlı değildir. Hata olduğunda sistem onu yakalar, düzeltir, öğrenir ve ilerler.
“KİŞİYE BAĞIMLILIK” NEDEN OLUŞUR?
Bu durum genelde kolaycılıktan doğar. “Nasıl olsa o biliyor” denir ve bilgi paylaşılmaz. “O
halleder” denir ve sorumluluk devredilmez. “Zaman kaybetmeyelim” diye süreç yazılmaz.
Ama bu kısa yol gibi görünen şey, aslında uzun vadede en büyük maliyettir. Çünkü bilgi bir
kişide biriktiğinde, o kişi aynı zamanda bir “dar boğaz” haline gelir. Her iş ona bakar, her
karar ondan geçer, her sorun ona gelir.
Bir süre sonra o kişi de yetişemez hale gelir. Sistem tıkanır.
SİSTEM KURMAK SABIR İSTER
İnsanı güçlendiren sistem kurmak kolay değildir. Çünkü başta yavaşlatır. Her şeyi yazmak,
paylaşmak, öğretmek, düzenlemek zaman ister. Ama bu zaman kaybı değil, yatırım demektir.
Kısa vadede “hızlı iş yapmak” cazip görünür. Ama uzun vadede “doğru sistem kurmak” çok
daha değerlidir. Çünkü sistem kurulduktan sonra işler kendiliğinden akmaya başlar.
Bir kurumda herkes ne yapacağını biliyorsa, işler kişilere göre değişmiyorsa, bilgi
kaybolmuyorsa orada gerçek bir güç vardır.
TEK KİŞİLİK BAŞARILAR DEĞİL, KALICI BAŞARILAR
Toplum olarak bazen “tek bir kahraman” arama eğilimimiz var. Bir işi bir kişinin başarısı
olarak görmek daha kolay geliyor. Ama kalıcı başarılar hiçbir zaman tek kişiye dayanmaz.
Gerçek başarı; ekiplerin, sistemlerin ve paylaşılmış bilginin ürünüdür. Bir kişi gider, diğeri
gelir ama sistem devam eder.
Asıl güçlü olan da budur.
SONUÇ: İNSANI YÜK DEĞİL, GÜÇ YAPMAK
Bugünün dünyasında en değerli şey insanı tüketen sistemler değil, insanı geliştiren sistemler
kurmaktır. Bir kişiyi her şeyi yapan “kilit adam” haline getirmek değil, herkesin katkı
verebildiği bir yapı oluşturmak gerekir.
Çünkü gerçek güç, bir kişinin çok çalışmasında değil; bir yapının herkesi güçlendirmesinde
gizlidir.
Kişiye bağımlı düzenler bir gün mutlaka tökezler. Ama insanı güçlendiren sistemler hem
bugünü taşır hem yarını kurar.
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı