Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

ŞAM'DA TARİHİ İMZA

Paylaş:
N
Yıllardır savaşın gölgesinde kalan Suriye ile Türkiye arasında atılan yeni ekonomik adımlar,
sadece iki ülke açısından değil, tüm bölge için dikkat çekici gelişmeler arasında yer alıyor.
Şam'da atılan imzalarla birlikte iki ülke arasındaki ticarette Türk Lirasının kullanılmasına
yönelik yeni bir dönemin kapısı aralanıyor. Bu gelişme, yalnızca para biriminin değişmesi
anlamına gelmiyor. Aynı zamanda ekonomik bağımsızlık, bölgesel ticaretin güçlenmesi ve
yeni bir ekonomik iş birliği modelinin oluşması açısından da önemli mesajlar veriyor.
Ekonomide para sadece alışveriş aracı değildir. Aynı zamanda ülkelerin gücünü, güvenini ve
uluslararası etkisini gösteren önemli bir semboldür. İşte bu nedenle Türkiye ile Suriye
arasındaki ticarette Türk Lirasının kullanılmaya başlanması, sıradan bir teknik düzenleme
olarak görülmemelidir.
Bugüne kadar uluslararası ticaretin büyük bölümü Amerikan Doları üzerinden yürütülüyordu.
Ancak son yıllarda birçok ülke dolar bağımlılığını azaltmak amacıyla kendi milli para
birimleriyle ticaret yapmaya başladı. Çin, Rusya, Hindistan ve Körfez ülkelerinde görülen bu
eğilim artık Türkiye'nin yakın coğrafyasında da etkisini göstermeye başladı.
Bu gelişmenin Türkiye açısından ilk önemli kazancı döviz ihtiyacının azalması olacaktır. İki
ülke arasında yapılan ticarette her işlem için dolar satın alma zorunluluğu ortadan kalktıkça
hem işlem maliyetleri düşecek hem de döviz üzerindeki baskının azalmasına katkı
sağlanacaktır.
Bir başka önemli avantaj ise Türk Lirasına olan güvenin bölgesel ölçekte artmasıdır. Bir para
birimi ne kadar fazla ülkede kullanılırsa, ekonomik değeri ve itibarı da o ölçüde güçlenir. Türk
Lirasının sınır ötesi ticarette kullanılmaya başlaması, Türkiye'nin finansal etkisinin genişlemesi
açısından önemli bir adımdır.
TÜRK İHRACATÇISI NE KAZANACAK?
Türkiye uzun yıllardır Suriye'nin en önemli ticaret ortaklarından biri olmayı sürdürüyor. Savaş
döneminde bile sınır ticareti tamamen sona ermedi. Özellikle gıda, tekstil, inşaat
malzemeleri, makine ekipmanları, sağlık ürünleri ve temel tüketim mallarında Türk firmaları
önemli bir pazar oluşturdu.
Türk Lirasıyla yapılacak ticaret sayesinde ihracatçılar kur dalgalanmalarından daha az
etkilenecek. Döviz bozdurma masrafları azalacak. Bankacılık işlemleri daha kolay hale
gelecek. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için ticaret yapmak daha cazip olacaktır.
Özellikle Gaziantep, Hatay, Kilis, Şanlıurfa ve Mardin gibi sınır illerindeki işletmeler açısından
bu gelişme yeni yatırım ve yeni istihdam fırsatları oluşturabilir.
Sınır ticaretinin yeniden canlanması; nakliye şirketlerinden depolama sektörüne, lojistik
firmalarından gümrük müşavirlerine kadar birçok alanda ekonomik hareketlilik sağlayacaktır.
SURİYE'NİN YENİDEN İNŞASINDA TÜRKİYE'NİN ROLÜ
 
Suriye yaklaşık on beş yıla yaklaşan savaş sürecinde büyük ekonomik yıkım yaşadı. Yollar,
köprüler, enerji tesisleri, hastaneler, okullar ve sanayi altyapısı ciddi zarar gördü.
Bugün yeniden yapılanma süreci başladığında en büyük avantajlardan biri Türkiye'nin coğrafi
yakınlığı olacaktır.
Türk müteahhitleri, yapı malzemesi üreticileri, enerji şirketleri, beyaz eşya firmaları ve
makine üreticileri için milyarlarca dolarlık yeni iş imkanları ortaya çıkabilir.
İki ülke arasındaki ödeme sistemlerinin kolaylaşması bu yatırımların daha hızlı
gerçekleşmesine katkı sağlayacaktır.
TÜRKİYE'NİN STRATEJİK MENFAATLERİ
Bu anlaşmanın sadece ekonomik değil, güvenlik açısından da önemli sonuçları olabilir.
Ekonomik ilişkilerin güçlenmesi sınır güvenliğinin artmasına katkı sağlayabilir. Ticaret arttıkça
kaçakçılık azalabilir. Bölgedeki ekonomik canlılık düzensiz göç baskısını zaman içerisinde
hafifletebilir.
Ayrıca ekonomik iş birliği siyasi diyaloğun güçlenmesini de destekleyebilir.
Türkiye açısından en önemli hedeflerden biri güney sınırında istikrarlı bir ekonomik yapı
oluşmasıdır.
İstikrarlı ekonomi, güvenli sınır demektir.
Güvenli sınır ise yatırım demektir.
Yatırım ise yeni istihdam ve büyüme anlamına gelir.
DOLAR BAĞIMLILIĞI AZALABİLİR
Dünyada son yıllarda "yerel para ile ticaret" kavramı giderek daha fazla konuşuluyor.
Çünkü ülkeler döviz krizlerinden daha az etkilenmek istiyor.
Her dış ticaret işleminin dolar üzerinden yapılması, ülkeleri Amerikan para politikasına
bağımlı hale getirebiliyor.
Türk Lirası ile yapılacak işlemler, iki ülke arasındaki ticarette maliyetleri azaltırken finansal
işlemleri de hızlandırabilir.
Elbette bunun başarılı olabilmesi için güçlü bankacılık altyapısı, güvenilir ödeme sistemleri ve
istikrarlı ekonomik politikaların sürdürülmesi büyük önem taşıyor.
HER ŞEY BİRDENBİRE DEĞİŞMEYECEK
Uzmanlar da şu noktaya dikkat çekiyor:
Bir anlaşmanın imzalanması tek başına bütün sorunları çözmez.
 
Ticaret hacminin büyümesi zaman ister.
Özel sektörün güven duyması gerekir.
Bankaların uyum sağlaması gerekir.
Gümrük sistemlerinin modernleşmesi gerekir.
Lojistik altyapısının güçlenmesi gerekir.
Yani bugün atılan imza, uzun bir yolculuğun ilk adımı olarak görülmelidir.
TÜRKİYE KAZANIRSA BÖLGE DE KAZANIR
Ekonomi, savaşlardan çok barış ortamında büyür.
Komşularıyla ticaret yapan ülkeler hem daha fazla üretir hem daha fazla ihracat
gerçekleştirir.
Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı ile Suriye'nin yeniden yapılanma ihtiyacının buluşması, iki
ülke için de önemli fırsatlar doğurabilir.
Bundan en çok fayda sağlayacak kesimler ise üreticiler, ihracatçılar, taşımacılar, esnaf ve sınır
illerinde yaşayan vatandaşlar olacaktır.
SONUÇ
Şam'da atılan imza yalnızca iki ülke arasındaki ticareti ilgilendiren teknik bir düzenleme
değildir. Bu adım; ekonomik ilişkilerin yeniden canlandırılması, bölgesel ticaretin
güçlendirilmesi ve Türk Lirasının uluslararası kullanım alanının genişletilmesi açısından
stratejik bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte, bu hedeflerin gerçekleşmesi; ekonomik istikrarın korunmasına, finansal
altyapının güçlendirilmesine, güven ortamının tesis edilmesine ve iki ülke arasındaki ticari
ilişkilerin sürdürülebilir biçimde geliştirilmesine bağlıdır.
Eğer süreç planlandığı gibi ilerlerse, Türk ihracatçısı yeni pazarlara daha kolay ulaşabilecek,
sınır ticareti yeniden canlanabilecek ve Türkiye, bölgesel ekonomik merkez olma hedefi
doğrultusunda önemli bir avantaj elde edebilecektir. Kısacası, Şam'da atılan bu imza sadece
bugünü değil, önümüzdeki yıllarda Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerin yönünü
belirleyebilecek stratejik bir dönüm noktası olma potansiyeli taşımaktadır.
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı